10 Temmuz 2026 Cuma

Raşidi Tarikatı Müntesiblerinin Zikir Saati Olan iki Seher Vakti Zikretmenin Fazileti

 Raşidi Tarikatı Müntesiblerinin Zikir Saati Olan iki Seher Vakti Zikretmenin Fazileti

Raşidi Tarikatı Müntesiblerinin Zikir Saati Olan iki Seher Vakti - ikindi seheri ve Sabah Seheri Zikretmenin Fazileti Hakkında

Sabah Namazından Sonra ve ikindi Namazından Sonra Zikretmenin Fazileti Hakkında Hadis

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Ey Âdem oğlu, fecirden ve asırdan sonra bir saat beni zikret, bunların arasına ben kefilim.”

(Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, no: 6055)

İki Seher Vaktinin Fazileti: Raşidi Tarikatı Müntesipleri için Zikir Saati

Muhterem okur, tasavvuf ehlinin gönül dünyasında seher vakti müstesna bir yere sahiptir. Zira bu vakit, ilâhî rahmetin coştuğu, duaların kabul olduğu ve ruhun Hak’ka en yakın olduğu zaman dilimidir. Raşidi Tarikatı müntesipleri olarak sizlerin, fecr-i sadık ile başlayıp güneşin doğuşuna kadar olan sabah seheri ile, güneşin batmaya yüz tuttuğu ve diğer meridyenlerde seher vaktinin başladığı ikindi seheri olarak nitelendirdiğiniz iki kıymetli zamanı zikirle ihya etmeniz, nebevî bir mirasın ve tasavvufî bir geleneğin gereğidir.

Seher Vaktinin Kur'an-ı Kerim'deki Yeri

Yüce Rabbimiz, seher vakitlerini kendisine yakın kullarının özellikleri arasında zikreder. Âl-i İmrân Sûresi’nde cennetliklerin vasıfları sayılırken şöyle buyrulur:

    “(Onlar), sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun bükenler, Allah yolunda harcayanlar ve seher vakitlerinde (Allah’tan) bağışlanma dileyenlerdir.” (Âl-i İmrân, 3/17)

Yine Zâriyât Sûresi’nde, takva sahiplerinin nitelikleri arasında şu âyet-i kerime yer alır:

    “Onlar, geceleri pek az uyurlardı. Seher vakitlerinde de istiğfar ederlerdi.” (Zâriyât, 51/17-18)

Bu âyetler, seher vaktinin sadece bir uyanıklık anı değil, aynı zamanda bir istiğfar ve yakarış vakti olduğunu göstermektedir. Sizlerin iki seher vaktinde de zikre ve istiğfara yönelmeniz, bu ilâhî övgüye mazhar olma yolunda atılmış önemli bir adımdır.

Hadis-i Şeriflerde Seher Vaktinin Müjdesi

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de ümmetine bu kıymetli vakitleri ganimet bilmeyi tavsiye buyurmuşlardır. Bu husustaki en büyük müjde, Rabbimiz’in kudsi hadiste gece her gece dünya semasına inerek şöyle buyurduğunu bildirmesidir:

    “Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ her gece, gecenin son üçte biri kaldığı sırada dünyâ semâsına nüzul eder ve şöyle buyurur: ‘Bana dua eden var mı, duasına icabet edeyim? İsteyen var mı, ona vereyim? İstiğfar eden var mı, onu mağfiret edeyim?’” (Buhârî, Müslim)

Seher vakti, işte bu ilâhî nüzulün gerçekleştiği, rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı andır. Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyrulur:

    “Gece seher vaktinde ve namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.” (Tirmizî)

Süfyân-ı Sevrî’nin (r.a.) rivayet ettiğine göre, “Allah Teâlâ seher vaktinde bir rüzgâr yaratmıştır. Bu rüzgâr, zikredenlerin zikrini ve istiğfar edenlerin istiğfarını Allah’a ulaştırır.” Bu rivayet, seherde yapılan zikir ve duaların özel bir kabuliyete mazhar olduğunun ve âdeta Arş’a yükselmek için özel bir vesile ile desteklendiğinin ifadesidir.


İki Seher: Sabah Seheri ve İkindi Seheri

Tasavvuf büyükleri, seher vaktinin sadece sabahın erken saatleriyle sınırlı olmadığının, zamanın döngüselliği içinde her an bir yerde seher vaktinin yaşandığının idraki içinde olmuşlardır. Raşidi Tarikatı’nın bu konudaki anlayışı derin bir hikmete dayanır:

    Sabah Seheri: Fecr-i sadık ile başlayan, güneşin doğuşuna kadar olan zamandır. Bu vakit, gecenin manevî feyzinin doruk noktasıdır.

    İkindi Seheri: İkindi vaktinde güneş batmaya yüz tutarken, başka bir meridyende sabah olmakta ve güneş doğmak üzeredir. Bu açıdan bakıldığında ikindi vakti, o bölge için bir seher vakti hüviyetindedir. Bu sebeple, ikindi vaktinde yapılan zikir de bir nevi seher zikri hükmünde değerlendirilir.

Bu anlayışın temelinde, “Beni anın ki, ben de sizi anayım” (Bakara, 2/152) âyetinin evrenselliği ve zaman-mekân kavramlarının ötesindeki ilâhî hakikat yatar. Raşidi müntesipleri olarak sizler, bu iki müstesna vakti ihya ederek, zamanın her anında Allah’ı zikreden kullardan olma gayreti içindesiniz.
Seher Vaktinde Zikir ve İstiğfarın Fazileti

Seher vakitlerini zikirle geçirmenin pek çok fazileti vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

    İlâhî Yakınlık ve Rahmet: Seher vakti, Rabbimiz’in kullarına en yakın olduğu ve rahmetini saçtığı zamandır. Zikirle meşgul olan kimse, bu rahmetten nasibini alır.

    Duaların ve İstiğfarın Kabulü: Bu vakit, duaların geri çevrilmediği, tövbelerin kabul edildiği özel bir zamandır.

    Kalbin Saflaşması ve Nefsin Terbiyesi: Seherin sükûneti, kalbin durulmasına, dünya meşgalelerinden arınmasına ve zikre daha iyi yoğunlaşılmasına vesile olur. Bu da nefsin terbiyesine ve ruhun olgunlaşmasına hizmet eder.

    Şeytandan Korunma: Rivayete göre, gece ve gündüz Allah’ı çok zikredenler ile seher vakitlerinde istiğfar edenler, İblis’in şerrinden emin kılınırlar.

Zikretmenin Fazileti

"Dili damağı Allah zikri ile ıslak olanların fazileti" ile ilgili hadisi şerif

"Dili damağı Allah zikri ile ıslak olanların fazileti" ile ilgili hadisi şerif, sahâbeden Abdullah İbni Büsr (r.a.) tarafından rivayet edilmiştir. Bu hadiste Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ibadetleri çok bulan ve kolayca uygulayabileceği özlü bir tavsiye isteyen bir kimseye, zikrin önemini ve en faziletli halini vurgulamıştır.

Hadis-i Şerif

Sahâbeden biri Hz. Peygamber’e gelerek: "Yâ Resûlallah! İslâmiyet’in emirleri çoğaldı. Bana sıkı sıkıya yapışacağım, Allâh’ın rızâsını ve âhiret saâdetini kolayca kazanacağım dilimden düşürmeyeceğim bir amel tavsiye et" demiştir.

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) de ona cevaben şöyle buyurmuştur:

"Dilin hep Allah’ı zikretmekle (zikrullah ile) ıslak kalsın."
(Dilin zikrullâh tesbihiyle dâimâ ıslak olsun)

(Tirmizî, Daavât 4; İbni Mâce, Edeb 53)

Netice

Seher vakitleri, müminin manevî hayatında bir dönüm noktası, bir tazarru ve niyaz zamanıdır. Raşidi Tarikatı’nın bu iki seher vaktini zikirle taçlandırma anlayışı, Kur’an ve Sünnet’teki derin köklere dayanan ve zamanın ötesindeki ilâhî rahmete talip olmanın güzel bir tezahürüdür. Bu mübarek vakitleri ganimet bilip, zikir, istiğfar ve dua ile ihya etmek, hem dünyevî hem de uhrevî saadete ermenin en emin yollarından biridir.

Rabbimiz, bizleri seher vakitlerinin feyzinden ve bereketinden ayırmasın; zikrini dilimizden, muhabbetini gönlümüzden eksik etmesin. Âmin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ruhun Gıdası Kalbin Hayatı Olan Zikretmenin Fazileti Hakkında

  Ruhun Gıdası Kalbin Hayatı Olan Zikretmenin Fazileti Hakkında Zikir, kelime anlamıyla "anmak, hatırlamak" demektir. Ancak İsla...